Anasayfa / 1.SAYFAYA DA EKLE / Hiç Düşündünüz mü ?..

Hiç Düşündünüz mü ?..

Bu ülke petrolünü, doğalgazını, uçağını, tankını, otomobilini, ağır silahlarını, ilaçlarını hep döviz ödeyerek dışardan SATIN alır. Bu  ülkenin elmas madenleri, altın madenleri, petrol, doğalgaz yatakları yoktur. Toryum gibi, bor gibi önemli madenlerini işleyecek teknolojisi yoktur. Tüm çabalara rağmen teknolojiye dayalı ihracat ürünleri yok denecek kadar azdır!

Kısaca bu ülkenin ithalat-ihracat dengesi hep bozuktur. Her zaman ithalatı, ihracatından fazladır. Kıymeti üzerinden hesap yapıldığında, bu ülkeye giren döviz, çıkan dövizden çok daha azdır. Turizm den başka da döviz geliri yoktur.

Peki nasıl oluyor da bu duruma rağmen, petrol satan Suudi Arabistan’dan, doğalgaz satan Rusya, İran ve Türkmenistan’dan, süper güç olarak bilinen Amerika, İngiltere ve İsrail’den, yığınla teknolojik ürün satan Avrupa ülkelerinden, elektronik devleri Güney Kore ve Japonya’dan, ucuz iş gücü satan Çin’den daha fazla yatırımı Türkiye yapıyor.

Krizler bütün ülkeleri sarsarken, Türkiye’nin etrafı ateş çemberi içerisinde yanarken, etrafımızda oluk oluk Müslüman kanı akarken, ülkemize sığınan milyonlarca mülteci barındırılıp beslenirken, nasıl oluyor da ülkemiz sarsılmıyor, yatırımlar, sağlık, bilim, eğitim, askeri ve teknolojik alanlardaki gelişmeler durmuyor, yavaşlaması gerekirken aksine hızlanıyor.

Oto yollar, demir yolları, bölünmüş yollar, viyadükler, kilometrelerce tüneller, denizin altından tüp geçitler, üstünden köprüler, toplu konutlar, devasa hastaneler, hızlı tren ağları, üniversiteler, hava alanları vesaireler nasıl, hangi parayla yapıldı, bu güne kadar hiç düşündünüz mü, Tayyip Erdoğan’a küfreden, bu ülke vatandaşı kişiler, bu çarkın nasıl döndüğünü hiç sorguladınız mı?

Siz sorgulamasanız da sorgulayanlar oldu. Yoğun medya baskısıyla insanları düşünemez, aklını, iradesini kullanamaz hale getirip,  toplum psikolojisini bozup kullanarak, halkları istedikleri gibi yönlendirip sokaklara salarak, dünyayı sömüren, kan emici küresel güçler sorguladı.

Bu nedenle Tayyip Erdoğan’ı diktatör, terörist, hırsız gibi yalanlarla halkın gözünden düşürüp, eyalet valisi gibi yönetecekleri yeni bir başbakan bulmak için düğmeye bastılar. Gezi olayları, 17-25 Aralık operasyonları, mit tırlarına yapılan operasyonlar, 15 Temmuz darbe girişimi, Amerika da kurulan Rıza Sarraf tiyatrosu hep bu sebepten yapıldı.

Tayyip Erdoğan hükümetlerinin yaptığı hizmetler için, “Bunlar zaten yapması gereken görevleri, yapmak zorundaydı” diyerek, yapılanları önemsizleştirmek isteyenler de, bu güçlere çanak tuttular.. Mantıklıca azıcık düşünürsek, geliri giderinden hep az olan bu ülkede mevcut bütçe ile bırakın hırsızlık yapmayı, mevcut yatırımların yüzde onu bile yapılamaz.

Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ülkemizi; ingiliz, amerikan ve yahudi emellerine hizmet edenlere yem etmeyelim.

Her yolu deneyerek Ak Parti’yi küçültüp, yeniden koalisyon dönemlerine dönerek, ülkemizdeki istikrarı bozarak yeniden IMF’li günlere dönmek isteyenlere fırsat vermeyelim.

Recep Tayyip Erdoğan bir hırsız değil; aksine bu ülkeye dışardan para getirmiş, sağlığını, gecesini gündüzünü ülkeye hizmet için harcamış, kaybetmeye tahammülümüzün olmayacağı, yerini asla kimsenin dolduramayacağı, küresel güçlerin eğip  bükemediği  tek dünya lideridir. Gelecek nesillerimiz için, bağımsızlık mücadelesi verdiğimiz bu kritik dönemde, şahsi hesaplarımızı, (ülke çıkarları yanında) küçük şikayetlerimizi bir kenara bırakarak; içerden ve dışardan her türlü iftiraya ve saldırıya maruz kalan liderimize ve ülkemize sahip çıkalım.

Hayırlı Cumalar….

imzamiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir