Anasayfa / 1.SAYFAYA DA EKLE / KANSER ÖNLENEBİLİR Mİ… !!!!! ..?

KANSER ÖNLENEBİLİR Mİ… !!!!! ..?

Bundan 19 yıl önce bir özel hastanede rutin checkup işlemleri sırasında “kanser olduğum, tedaviyi kabul etmem halinde üç yıl civarında, kabul etmezsem altı ay civarında yaşayabileceğim kesin bir ifadeyle yüzüme karşı söylenmişti.

O anda dünya başıma yıkılmış ahiret, cennet, cehennem, ailem, çocuklarım, annem, babam, kardeşlerim, torunlarım, dostlarım, arkadaşlarım, sevdiklerim, sevmediklerim, hayallerim, umutlarım, daha önceden planladığımız yatırımlar, yarım kalan işler, alacaklar, verecekler ve daha bir sürü şey yıldırım hızıyla kafamın içinde uçuşmaya başlamışdı.

Sakin olmaya çalışarak ilk şoku atlattıp kısa bir süre kendimi dinledikten sonra, “hastanelerde sürünerek üç yıl yaşamaktansa, adam gibi üç ay yaşayıp ölmenin daha akıllıca olacağına karar vererek” hastanelerle olan bağlantımı o gün kopardım.

O andan itibaren;

insan nasıl bir yaratık?

Neden hasta oluruz?

Sağlıklı kalmak çok mu zor?

Hastane koridorlarında sürünmek zorunda mıyız?

Sağlıklı ve uzun bir ömür geçirmek mümkün değil mi?

Sağlık işini sadece tıp fakültesi mezunları mı bilir?

gibi sorular kafamı sürekli meşgul etmeye, dünyanın her yerinde  bu soruların cevabını aramaya, yazılı ve sanal ortamda ulaşıp inceleme imkanı bulduğum hertürlü kaynağı okumaya araştırmaya başladım.

Yaklaşık 18 yıllık araştırma ve uygulama sonucu gördüm ki “sağlıklı ya da hasta olmak çoğunlukla kendi irademiz ile yaptıklarımızın sonucudur,” ancak çok azı kendi irademiz dışında gerçekleşen olaylar nedeniyledir.

Çok büyük paralar harcanarak hazırlanan ve modern dünyanın en güçlü argümanlarından olan reklamlarla oluşturulan sanal bir dünyada yaşıyoruz. Bu reklamlar vasıtasıyla düşüncelerimiz, psikolojimiz, alışkanlıklarımız değiştiriliyor, yaşam tarzımız ve beslenme şeklimiz yönlendiriliyor.

Neticede kayıtsız şartsız tam bir teslimiyetle, olduğu gibi kabul ettiğimiz modern hayat tarzı ile, yani kendi tercihlerimiz sonucu hasta oluyoruz.

Halbuki insan ömrünün en az 120 yıl, “insan vücudunun sağlıklı kalabilme potansiyelinin ise, şu anda bildiğimizi sandığımız noktalardan çok daha ötelerde, adeta sınırsız olduğu bilimsel bir gerçektir.

Biraz bilgi, dikkat ve emekle çok daha sağlıklı, çok daha kaliteli bir yaşam sürerek, çok daha uzun bir hayat yaşamamız kesinlikle mümkündür. Resimde gördüğünüz kitap mucizevi diyetler ya da karışımlar içermez .Sadece sağlığımızı korumak, hastalıklar ya da kilo problemleri karşısında mevcut durumumuzu iyileştirmek adına temel tavsiyeler ve ilkeler içerir.

Yüzlerce kitap yerine en doğru, en sağlam bilgi ve tavsiyeleri en çok işe yarayacak şekilde topluca bu kitapta bulacağınıza ve kitabı bitirdikten sonra bir gurme titizliği ile tekrar okuyacağınıza inanıyorum.

Kitabın yazarı olarak yapmak istediğim şey kendi sağlığımı kazanabilmek için yaptığım mücadele süresince ve sonrasında öğrendiklerimi okuyucularıma aktararak;

*Öncelikle sağlık konusunda ki bilinçsizlik, bilgi kirliliği, kafa karışıklığı ve çaresizliğin ortadan kaldırılmasına mümkün olduğu kadar yardımcı olmak.

*Hastalıkların bize öğretildiği kadar umutsuz, çözümsüz ve devasa problemler olmadığını izah etmeye çalışarak, insanların çaresiz olmadığını, birazcık emek vermeleri halinde, doğru bilgiler ışığında “kendi sağlıkları konusundaki kontrolü, atalarımız da olduğu gibi” yeniden kendilerinin ele alabilecekleri yönünde teşvik etmek.

*Yıllardır “kocakarı ilacı gibi ifadelerle hafife alınıp, aşağılanan geleneksel tıp” konusundaki olumsuz önyargıların ortadan kaldırılmasına ve mevcut bilgi kirliliğinin azaltılmasına destek sağlayarak, insanların faydalanabilmeleri için doğru bilgileri bir arada sunabilmek.

*Normal zekaya sahip her insanın, “kendi vücudunu en azından bilgisayarı, arabası ya da cep telefonu kadar tanıyarak,” kendi sağlığı için bir şeyler yapabilmesine zemin hazırlamaktır.

Şunu aklınızdan hiçbir zaman çıkartmayın, kilonuz veya sağlık durumunuz nasıl olursa olsun, geriye dönüş için hiçbir zaman umudunuzu kaybetmeyin. Çünkü “hastalıklar ya da fazla kilo boks maçı gibidir. Yere düştüğünüzde değil, ayağa kalkamadığınızda maçı kaybedersiniz.”

Bu kitap sizin hastane koridorlarında servis servis gezerek maçı kaybetmeden, sağlık yolunda bilinçli bir şekilde ilerlemeniz için yazıldı. Bir gurme titizliği ile okuyup uygulamanız halinde, “sınırsız sağlık kapasitenizi keşfedecek” ve ziyaretler dışında hastane koridorlarında koşuşturmak zorunda kalmayacaksınız.

Cuma gününün sağlık bilincimizin artırılmasına vesile olması dileklerimle…

Saygılarımla,

Ümit Yurtkuran

 

 

imzamiz

Ayrıca bunu da okuyabilirsiniz

…………………………………………………………………..……………………………………………… HEMEN BİZE YAZIN:  

İÇİMİZDEKİ SESSİZ VE ÖLÜMCÜL TEHLİKE KRONİK İNFLAMASYON (2) NEDENLERİ…

Kronik inflamasyona neden olan biyokimyasal süreçler henüz tam olarak anlaşılmamış olsa da bilinen en önemli ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir