Anasayfa / 1.SAYFAYA DA EKLE / Had safhaya ulaşan eşcinsellik akımı… Asıl vuruş doğumla başlıyor…

Had safhaya ulaşan eşcinsellik akımı… Asıl vuruş doğumla başlıyor…

Cuma gününün sağlık konusunda uyanmamıza vesile olması dileklerimle… 

ÖNEMİNE BİNAEN PAYLAŞIYORUM…

Yağmur hanımın yazısının bir kısmına dikkat buyrun lütfen;

07 Haziran 2019

“…Evet televizyon ve sosyal medyada büyük bir algı operasyonu var; lakin bunlar sadece son vuruşlar emin olun.

Asıl vuruş doğumla başlıyor!

Biz ilk söylediğimizde “Yobazlar, cahiller, bağnazlar uyduruyorlar…” diyorlardı lakin “WHO” (Dünya Sağlık Örgütü) verilerini sunduğumuz ve prospektüslere ulaştığımız anda bir takım sözde sağlıkçılar da artık kabul etmek zorunda (!) kaldılar bu gerçekleri ki; doğumla başlayıp, ilk iki sene aşılanan çocuklara zerk edilen kimyasalların içerisinde ve özellikle “Rotavirüs aşısı”, domuz derisinden ve insan derisinden yapılır-mış!

“İnsan derisi” yani “Kürtaj fetusları”ndan alınan genler varmış… mış… mış!..

Evet evet!..

Hangi anne bilgilendirildi acaba!

Allah bizi affetsin!.. Artık; “Domuzu geçtik, bari insan ‘DNA’sı koymayın aşıların içine!..” diye yalvarır hale geldik!

“Fetus”lardan alınan “DNA”lar, aşı yoluyla bebeklere enjekte ediliyor; peki sonuç!.. -GEN ÇAKIŞMASI!

Kız bebekten alınan gen, erkek bebeğe yüklendiğinde bu genler çakışır ve oğlunuz 7 yaşında bebeklerle oynamaya başlar, 18’inde “Ben hemcinslerimden hoşlanıyorum” der!

Kızınız; erkeksi hareketler sergiler, “Ben kız gibi hissetmiyorum!..” diye bir gün isyan eder!

Kaç tane cinsiyet değiştirme davası var hiç adliyelere gidiyor musunuz?

Bu işin şakası yok artık!  İnkâr da etmeye kalkmasın kimse!

Görmüyor mu gözlerimiz yeni neslin halini!

90’ların neslini kısır, 2000’lerin neslini eşcinsel ettiler!

Çünkü ağababaları, Rockefeller ailesi böyle buyurdu!

Ve büyük resmi gör-me-me-miz için de herşeyi küçük parçalara böldüler.

Anlamadık, anlayamadık!

Hakkı söyleyenler ya taşlandı, ya öldürüldü!

Çünkü hakikaten bu meseleler “Sağlıklı beslen!.. Grip olma!.. Kilo alma!..” dertlerinden çoook ötede artık.

Bugün parkinson ilaçlarından tutun bir çok ilacın prospektüsünde yan etki olarak “Kişilik değişimi…” diye yazar.

Kim oturup düşünüyor bu ibare üzerinde Allah aşkına?

Nedir bu “Kişilik değişimi?”

“Bu ilacı kullandıktan sonra, eşcinsel olabilirsin, zinakâr olabilirsin, kumarbaz olabilirsin kişiliğin değişir artık ‘sen, sen olmaktan’ çıkarsın” deniliyor.

Berbat bir nesil planlamasıyla karşı karşıyayız!

Dört bir yanımız ateş altında değil mi!..

Kaldı mı Türkiye’den başka işgal edilmemiş, yakılıp yıkılmamış bir ülke daha!

Bu ülkenin üzerine bomba atamadılar ama alttan öyle balyoz darbeleri indirdiler ki genç nesilin temellerini yıktılar.

Bir nesil nasıl ifsad olur gördük mü?

Bir ülke nasıl bitirilir öğrendik mi?

Özel konuşmalarımda şunu söylüyorum yakınlarıma;

“-15 sene sonra Türkiye’de asker kalmayacak, o güne kadar ölürsem demişti dersiniz..”

Erkeklerin bir çoğu “LGBT” denilen akıma kapıldı.

Sağ kalanlar genç yaşta tiroid, insülin, kalp hastalıkları ile mücadelede..

Ve en önemlisi; şu an doğan 58 çocuktan 1’i ise otizm oluyor. Bunu ben değil, istatistikler söylüyor.

Günden güne ise bu oran düşmekte.

Eğer anneler uyanmazsa 10 sene sonra 5 çocuktan 1’i otizm olacak.

Tam da istenildiği gibi!..

Bunların yüzde 70’i ise erkek!

Kalır mı sanıyoruz bu ülkede er oğlu er!

Bırakırlar mı bizim yakamızı!

Ortadoğu coğrafyasını yak yık!..

Afrika’yı sömür!..

Yemen’i susuzluktan kır!..

Arakan’ı katlet ama Türkiye’dekilere “şifa” dağıt..

En ağır darbe bize inmekte..

Rabbim gözlerimizi açsın!

Dimdik durun ve korkmayın.

Son sözümüz olacak onlara;

-BİZDE SİZE YEDİRECEK EVLAT YOK!..

                                                                (Yağmur Mirzayeva)

 

Sayın Mirzayeva’ya ve tüm okurlarıma Saygılarımla,

                                                                Ümit Yurtkuran

imzamiz

Ayrıca bunu da okuyabilirsiniz

…………………………………………………………………..……………………………………………… HEMEN BİZE YAZIN:  

İÇİMİZDEKİ SESSİZ VE ÖLÜMCÜL TEHLİKE KRONİK İNFLAMASYON (2) NEDENLERİ…

Kronik inflamasyona neden olan biyokimyasal süreçler henüz tam olarak anlaşılmamış olsa da bilinen en önemli ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir