Anasayfa / 1.SAYFAYA DA EKLE / HAREKETSİZ KALMAK CORONADAN TEHLİKELİ…

HAREKETSİZ KALMAK CORONADAN TEHLİKELİ…

Sokağa çıkamadığımız günlerin çoğalmaya başladığı pandemi günlerinde, özellikle sokak özgürlüğü iyice kısıtlanan 20 yaş altı ve 65 yaş üstünde ki arkadaşlara hareket etmenin önemini ve hareketsizliğin mahsurlarını yeniden hatırlatmak istiyorum.

Fiziksel egzersizler yapmanın, “en azından yürümenin” sadece kalori yakmak veya zayıflamak üzerinde etkili olduğu zannedilmemelidir. Hastalıklardan korunmak, birçok rahatsızlıktan kurtulmak, sindirim sisteminin, solunum sisteminin ve dolaşım sisteminin daha sağlıklı çalışması, vücudumuzdaki kas kütlesinin çoğalması, gençlik hormonlarının daha yoğun olarak salgılanması gibi değişik hayati konular için de son derece önemlidir.

Yapılan bilimsel araştırmalar insülin direncinin (tip 2 diyabet) ilk etapta hareketsizliğe bağlı olarak bacak kaslarında başladığını, daha sonra ise karaciğer ve diğer organlarda gelişmeye başladığını göstermiştir. Bu nedenle yapacağımız günlük fiziksel aktivitelerde özellikle bacak adalelerini çalıştırarak, insülin direncinin önlenebileceği gibi gelişmiş olan insülin direncinin de geriye döndürebileceği mümkün görülmektedir.

Danimarka’nın başkenti Kopenhag Üniversitesi’nce yapılan bir araştırma sonucu, iki haftalık hareketsizlik neticesinde hem yaşlı hem de gençlerde bacak kas gücünün üçte bir oranında zayıfladığını ve bu durumun 20-30 yıllık yaşlanmaya eşdeğer olduğunu tespit etmiştir.

Tüm bilimsel veriler ve pratik hayat insan vücudu hareket etmek üzere tasarlanmış bir yaratıktır. Bütün sistemlerimizin sağlıklı bir şekilde çalışması, günlük yaptığımız fiziksel aktivitelerle doğrudan ilgilidir. Ne kadar çok hareket edersek ihtiyarlığımız o kadar gecikecektir. Tersinden düşünecek olursak ne kadar çok hareketsiz kalırsak kilomuz artacak ve sağlığımız aynı hızla bozulacaktır.

Hücrelerimizde enerji üretim santrali gibi çalışarak, vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi sağlayan, bu nedenle de metabolizmamızın hızlı ya da yavaş çalışmasında birinci derecede etkili olan organellere “mitokondriler” denir. Mitokondriler; sadece metabolizmamızı hızlandırarak kilo vermemize yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda sağlıklı ve uzun bir ömür geçirmemizde de son derece etkilidir.

Günlük kullandığımız yiyecek ve içecekler ile aldığımız kalorilerin ne kadarının yakıt olarak kullanılacağı, ne kadarının da yağ hücresine dönüştürüleceği, kas ve yağ hücrelerinde bulunan “mitokondri sayısı” ile doğrudan ilgilidir. Eğer mitokondri sayısı az, aldığımız kalori fazla ise yiyip içtiklerimiz yakılmaz ve yağa çevrilip depolanır, yani kilomuz artar.

Bu organeller en yoğun şekilde kas hücrelerinde bulunur ve sayıları çeşitli faktörlere göre değişir. Mitokondri sayısı 100 olan hücreler olduğu gibi 2000 olan hücreler de vardır. Kas hücrelerindeki mitokondri sayısı yağ hücrelerindeki mitokondri sayısının neredeyse 20 katı kadardır. Yani 1 kg kas dokusunun yaktığı enerji miktarı, 1 kg yağ dokusunun yaktığı enerjinin neredeyse 20 katı kadardır. Bu nedenle vücudumuzda ne kadar çok kas dokumuz varsa, metabolizmamız da o kadar hızlı, yani enerji tüketimimiz de o kadar fazla demektir.

“Mitokondri sayısını artırmakta, azaltmakta kendi elimizdedir.” Fiziksel aktivite artırılarak kas dokusu kullanıldıkça; hem kas dokuları daha fazla enerji tüketirler, hem de kaslar da hücre sayısı artar. Kas hücreleri çoğaldıkça vücudumuzda ki mitokondri sayısı da artacaktır.

Bu nedenle Corona bahanesiyle evlere kapatıldığımız pandemi günlerinde, tüm insanımızın, özellikle 20 yaş altı gençlerimizin ve 65 yaş üstü arkadaşlarımızın,  covit 19 korkusuyla kendilerini evlere hapsetmek yerine, gerekli tedbirleri alarak, en azından serbest saatlerde belirli sürelerde yürüyüşler yapması çok önemlidir.

Ayrıca hareket kabiliyetimizi azaltan, egzersiz yapmamızı kısıtlayan, halsizlik, kireçlenme, toksinler, iltihap ve ödem gibi her türlü engelden kurtulmak için ise antioksidan meyvelerden, kış sebzelerinden ve sularından, Şifalı bitki karışımlarından,  bitkisel yağlar ve bitkisel çaylardan (boş yere yan etki korkusuna kapılmadan) rahatlıkla yararlanabilirsiniz.

Cuma günü ve hafta sonunun sağlık bilincimizin çoğaltılmasına vesile olur umuduyla….

 

Ümit Yurtkuran

imzamiz

Ayrıca bunu da okuyabilirsiniz

…………………………………………………………………..……………………………………………… HEMEN BİZE YAZIN:  

İÇİMİZDEKİ SESSİZ VE ÖLÜMCÜL TEHLİKE KRONİK İNFLAMASYON (2) NEDENLERİ…

Kronik inflamasyona neden olan biyokimyasal süreçler henüz tam olarak anlaşılmamış olsa da bilinen en önemli ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir